Merhaba! Goda sayfasının bu haftaki konusu “Hangi durumlarda tutuklama olmaz”. Umarız faydalı bulursunuz! Hangi durumlarda tutuklama olmaz? Gerçekler, yanlış inanışlar ve biraz da “biz bu filmi nerede izledik?” hissi Tutuklama meselesi Türkiye’de en çok yanlış anlaşılan konulardan biri. Sokakta, sosyal medyada, kahve arasında herkesin bir hukuk teorisi var ama iş ciddiye binince tablo değişiyor. Şunu en başta net söyleyeyim: tutuklama bir ceza değil, bir tedbir. Ama bunu duyunca bile insanların yarısı “tamam ama yine de içeri alınıyor işte” diye içinden geçiriyor. Ben 28 yaşında, İzmir’de yaşayan ve sosyal medyada fazla vakit geçiren biri olarak şunu açıkça görüyorum: bu konuya herkes…
Yorum BırakGünlük Fikirler Yazılar
Genetik Test Kesin Sonuç Verir mi? Bilgi, Varlık ve Etik Üzerine Felsefi Bir Yolculuk Bir laboratuvarın soğuk ışığında, küçük bir tüp içinde dönen biyolojik materyalin bir insanın geleceğini “kesin” biçimde açıklayabileceği fikri, aynı anda hem büyüleyici hem de rahatsız edici görünüyor. Bir insanın kim olduğunu, neye yatkın olduğunu ve hatta neye dönüşebileceğini tek bir analizle öğrenmek mümkün mü? Yoksa bu yalnızca modern çağın “kesinlik” arzusunun yeni bir biçimi mi? Genetik test (Genetic testing) meselesi, yalnızca biyolojiye değil; etik, epistemoloji ve ontolojiye dokunan çok katmanlı bir sorudur. “Genetik test kesin sonuç verir mi?” sorusu, aslında “kesinlik nedir?” sorusunu da beraberinde getirir.…
Yorum Bırak“Sinanspor nerenin takımı” konusu son dönemde oldukça merak ediliyor. Biz de sizler için detaylı bir içerik hazırladık. Kayseri’de Bir Akşamın İçimde Bıraktığı Boşluk Kayseri’de akşamlar bazen çok uzun sürüyor. Özellikle 25 yaşında, hayatın tam ortasında ama nereye ait olduğunu hâlâ tam çözememiş biriysen, saatlerin uzaması daha da ağır geliyor. O gün de öyle bir gündü. İşten çıkmıştım, cebimde birkaç bozukluk, kafamda bin tane düşünce vardı. Şehrin soğuk rüzgârı yüzüme vururken yürüdüğüm sokaklar bana hep aynı şeyi fısıldıyordu: “Bir şeyleri kaçırıyorsun.” Arkadaş grubumuzla her zamanki gibi mahalle sahasına gitmiştik. Beton zeminin çatlakları, paslı kale direkleri, kenarda bekleyen çocuklar… Her şey tanıdık…
Yorum BırakKöklü Sayıyı Kim Buldu? Matematiğin Sessiz Ama En Eski Hikâyelerinden Biri Sabah işe giderken metrobüste camdan dışarı bakarken bazen garip bir şey oluyor. İnsan zihni, o sıkışık kalabalığın içinde bile başka yerlere kayabiliyor. Bir gün telefonumda hesap makinesini açıp rastgele bir şeyler hesaplıyordum: 2’nin karekökü, sonra 3, sonra 5… O an aklıma takıldı: “Köklü sayıyı kim buldu?” İlk bakışta basit bir soru gibi duruyor ama içine girince fark ediyorsun ki tek bir cevabı yok. Hatta biraz kurcalayınca, bu sorunun kendisi bile yanlış gibi hissettiriyor. Çünkü köklü sayılar birinin “bulduğu” şey değil; insanlığın yavaş yavaş fark ettiği, sezdiği ve sonunda matematiksel…
Yorum Bırak“KARGOMsende hangi kargoya bağlı?” sorusunun İzmir’deki zihinsel yolculuğu İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak hayatımın belli dönemleri var: yazın sahil modu, kışın battaniye-mod, bir de kargo bekleme modu. Üçüncüsü diğer ikisini ciddi şekilde sabote ediyor. Son zamanlarda en çok duyduğum soru ise şu oldu: KARGOMsende hangi kargoya bağlı? İlk duyduğumda basit bir soru sandım. Hani “hangi markanın ürünü bu?” gibi. Ama sonra fark ettim ki bu soru aslında modern çağın küçük bir varoluş krizine dönüşmüş durumda. Çünkü mesele sadece bir uygulama değil; mesele güven, hız, sabır ve biraz da “ben bunu neden bu kadar düşünüyorum?” meselesi. Telefonu elime alıyorum, uygulamayı…
Yorum BırakGoda okurlarına özel hazırlanan bu metin, Vücudun çok kan üretmesi nedir konusunda pratik bir rehber sunuyor. Kaynakların Kıtlığı, Bedenin Ekonomisi ve “Vücudun Çok Kan Üretmesi” Üzerine Düşünceler İnsan bedeni üzerine düşünürken, çoğu zaman onu biyolojik bir makine gibi ele alırız. Oysa biraz daha yakından bakıldığında, bedenin de tıpkı bir ekonomi gibi çalıştığı görülür: kaynaklar sınırlıdır, üretim süreçleri maliyetlidir ve her kararın görünmeyen bir bedeli vardır. Kan üretimi bu sistemin en kritik alanlarından biridir. “Vücudun çok kan üretmesi” olarak bilinen durum — tıpta eritrositoz ya da bazı vakalarda Polycythemia Vera — sadece biyolojik bir anomali değil, aynı zamanda kaynak dağılımı ve…
Yorum BırakSilver Ne Renktir? İktidarın Parlak Gri Alanlarında Siyaset Üzerine Bir Okuma Giriş: Gri ile Parlaklık Arasında Bir Siyasal Düşünme Alanı Gümüş, yani “silver”, ilk bakışta yalnızca metalik bir renk tonunu ifade eder: ne tamamen beyaz, ne de koyu bir siyah; ışığı yansıtan ama onu yutmayan bir gri parlaklık. Fakat siyasal düşünce açısından renkler yalnızca görsel kategoriler değildir; iktidarın, toplumsal düzenin ve kolektif tahayyüllerin sembolik uzantılarıdır. Silver burada bir estetik tanımdan çok daha fazlasına işaret eder: modernliğin, kurumsallığın ve belirsiz güç ilişkilerinin ara tonlarına. Siyaset bilimi açısından bakıldığında toplumlar hiçbir zaman saf siyah-beyaz karşıtlıklar üzerinden işlemez. İktidar ilişkileri çoğu zaman bu…
Yorum BırakKareli defter nedir? Değerli Goda okurları, bu makalemizde “Kareli defter nedir” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik. Ankara’da sabahları Kızılay metrosuna inerken elinde dosya, çantasında laptop taşıyan insan kalabalığını izlediğimde hep aynı şeyi fark ediyorum: Herkes bir şeyleri planlıyor. Kimi bütçe çıkarıyor, kimi ders notu alıyor, kimi de toplantı notlarını toparlıyor. Ama o kalabalığın içinde hâlâ değişmeyen bir şey var: kareli defter. İlk bakışta basit bir kırtasiye ürünü gibi duruyor ama biraz yakından bakınca aslında hem eğitim hayatının hem de iş dünyasının en sessiz yardımcılarından biri olduğunu görüyorsun. “Kareli defter nedir?” sorusu da tam burada anlam kazanıyor. Sadece çizgilerden oluşan…
Yorum Bırak“Hangi renkleri karıştırırsak altın olur?” sorusunun edebi yankısı Bazı sorular vardır ki cevabı renklerin kimyasında değil, kelimelerin hafızasında saklıdır. “Hangi renkleri karıştırırsak altın olur?” sorusu da tam olarak böyle bir eşiktir; bir boya paletinin sınırlarını aşar, bir anlatının içindeki dönüşüm fikrine açılır. Altın burada yalnızca bir renk değil, bir anlatı idealidir. Saflık, arzu, değer ve yanılsama… Edebiyatın yüzyıllardır yeniden kurduğu bu imgeler, aslında tek bir sorunun etrafında döner: Bir şey nasıl “değerli” olur? Renklerin edebiyattaki sembolik hafızası Bu içerik, Hangi renkleri karıştırırsak altın olur konusunu farklı açılardan anlamak isteyen Goda okurları için hazırlandı. Edebiyat tarihi boyunca renkler hiçbir zaman yalnızca…
Yorum BırakAlveol Nedir Latince? Zihnin Derin Katmanlarında Bir Kavramın Psikolojik Yansımaları Goda ailesiyle birlikte bugün Alveol nedir latince başlığını en temel noktalarından ele alıyoruz. İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken en çok dikkat çeken şey, küçük görünen yapıların büyük anlamlar taşımasıdır. Bazen bir kelime, hem biyolojinin hem de zihinsel süreçlerin kesişim noktasına dönüşebilir. “Alveol” kavramı da böyle bir eşikte durur. Latince kökeniyle “alveolus” yani “küçük çukur, küçük oyuk” anlamına gelen bu yapı, bedensel bir organizasyonun parçası olmanın ötesinde, düşünme biçimlerine dair metaforik bir zemin de sunar. İnsan zihninin bilgiyi nasıl işlediğini, duyguları nasıl organize ettiğini ve sosyal dünyayı nasıl anlamlandırdığını düşünürken, küçük bir…
Yorum Bırak