Hicran Dizisi Melek Kaç Yaşında? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyat, kelimelerin gücüyle dünyaları şekillendiren bir sanat dalıdır. Her kelime, her anlatı, yalnızca bir hikaye anlatmakla kalmaz, aynı zamanda duyguların, düşüncelerin ve toplumların dönüşümünü de gerçekleştirir. Hikayeler, insan ruhunun derinliklerine inen bir yolculuğa çıkar, bize bilinçaltımızın en gizli köşelerini gösterir. Hicran dizisi, tıpkı bir roman gibi, karakterlerin ve olayların derinlikli bir şekilde tasvir edildiği, izleyicisini düşündüren ve sorgulatan bir yapım. Bu yazıda, dizinin önemli karakterlerinden Melek’i edebiyat perspektifinden inceleyecek, onun yaşını ve karakterindeki dönüşüm sürecini anlamaya çalışacağız. — Karakter Derinliği ve Yaşın Sembolizmi Melek, Hicran dizisinde yalnızca bir yaş değil, bir…
14 YorumEtiket: bir
Hentbol Para Kazandırır Mı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Siyaset bilimi, toplumsal yapıları ve güç ilişkilerini anlamaya çalışan bir disiplindir. Bu perspektiften baktığımızda, sporun yalnızca bir eğlence aracı değil, aynı zamanda ekonomik, toplumsal ve ideolojik dinamiklerin bir yansıması olarak görülebileceğini söyleyebiliriz. Hentbol, birçok ülkede popüler olmasa da, bazı yerlerde büyük bir pazar ve destek bulabilen bir spor dalıdır. Ancak, hentbol bir spor olarak gerçekten para kazandırır mı? Bu soruya sadece ekonomik bir analizle yaklaşmak, onu dar bir çerçeveye hapseder. Hentbolun ekonomisini anlamak için, güç ilişkilerinden, kurumların rolüne, ideolojilerden vatandaşlık anlayışına kadar geniş bir perspektife ihtiyaç vardır. Peki, hentbolun arkasındaki toplumsal…
12 YorumHasım Ne Demek? Edebiyat Perspektifinden İnceleme Hasım kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir sözcüktür ve genellikle karşıt, rakip veya düşman anlamında kullanılır. Edebiyat dünyasında ise hasım, bir eserdeki rakip ya da karşıt kişiyi tanımlamak için sıklıkla kullanılır. Ancak bu kelimenin anlamı yalnızca dildeki günlük kullanımla sınırlı değildir. Hasım, edebi eserlerde derin bir anlam taşıyan, karakterler arasındaki çatışmayı simgeleyen bir figürdür. Bu yazıda, “hasım” kelimesinin tarihsel kökenlerinden günümüzdeki edebiyat tartışmalarına kadar geniş bir perspektiften ele alacağız. Hasım Kelimesinin Tarihsel Arka Planı “Hasım” kelimesinin kökeni, Arapçadaki “hasım” (خصم) kelimesine dayanır ve bu kelime, “karşıt”, “rakip” ya da “düşman” anlamına gelir. Arapçadan Türkçeye geçmiş…
12 YorumPrekambriyen Dönemi: Geçmişin Derinliklerinden Toplumsal Dinamiklere Bir Bakış Prekambriyen dönemi… Bugün dünyamızda yaşamın temellerinin atıldığı, milyarlarca yıl süren bir zaman dilimi. Bu dönem, tarihsel olarak insanlık için çok uzak ve bilinmeyen bir geçmişi kapsıyor. Ancak, hayatta her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu düşünürsek, bu derin geçmişin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi dinamiklerle nasıl ilişkilendirilebileceğini keşfetmek ilginç olabilir. Düşünün, milyarlarca yıl önce, bu gezegende yaşamın ilk tohumları atıldığında toplumsal yapılar var mıydı? Erkekler çözüm odaklı bir yaklaşım benimseyerek, doğa ve biyolojiden çıkarımlar yaparak bu soruları ele alırken, kadınların toplumsal etkiler, empati ve ilişkilere dair bir bakış açısı sunabileceğini unutmamalıyız. Prekambriyen…
8 YorumGüvez Rengi Nedir? Renklerin Psikolojisinde Derin Bir Yolculuk İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog olarak, her rengin aslında bir duygusal kod taşıdığını düşünürüm. Renkler, yalnızca görsel bir deneyim değil; bilinçaltımızın en derin katmanlarına ulaşan birer psikolojik simgedir. Bugün merakımı cezbeden bir renk var: Güvez rengi. Anadolu kültüründe sıkça geçen bu kelime kulağa hem zarif hem gizemli gelir. Peki, güvez rengi nedir? Bu renk, yalnızca estetik bir ton değil, aynı zamanda insanın iç dünyasındaki tutkuların, çelişkilerin ve dönüşümlerin sembolüdür. Bu yazıda, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji çerçevelerinde güvez renginin psikolojik anlamını inceleyeceğiz. Güvez Rengi: Tanımı ve Simgesel Gücü Güvez rengi, mor…
8 YorumMesken Ne Denir? Kavramın Kalbine Yolculuk Merhaba sevgili okur! Bugün birlikte oldukça gündelik ama bir o kadar da derin bir kavramın peşine düşelim: mesken. Belki kulağa basit geliyor; “ev” diyip geçiyoruz genelde. Ama işin aslı pek de öyle değil. Ben, konulara farklı açılardan bakmayı seven biriyim ve “mesken” denince aklıma sadece dört duvar değil, bir yaşam biçimi, bir duygusal alan, hatta bir toplumsal kimlik geliyor. Gelin, bu kavramı hem duyguların hem verilerin penceresinden birlikte irdeleyelim. Meskenin Sözlükteki ve Hukuktaki Tanımı Öncelikle, “mesken” kelimesinin sözlük anlamıyla başlayalım. Arapça kökenli bu kelime, “sükûn” yani “huzur, durgunluk” kökünden gelir. Türk Dil Kurumu’na göre…
6 YorumGüneşin Ne Kadar Ömrü Kaldı? İnsan Psikolojisinin Işığında Kozmik Bir Yolculuk Bir psikolog olarak gözlemlediğim en temel insani dürtülerden biri, “son” kavramına olan meraktır. Ölüm, bitiş, kayboluş… Bu kavramlar yalnızca bireyin yaşamına değil, evrenin kendisine de yöneltilen sorularda yankı bulur. Güneşin ne kadar ömrü kaldı? sorusu, yalnızca bir astronomik merak değil; insanın varoluşuna, korkularına ve anlam arayışına dair derin bir psikolojik yansımadır. — Bilişsel Psikoloji: Zamanın Akışı ve İnsan Zihni Bilişsel psikolojiye göre insan zihni, soyut kavramları somutlaştırma eğilimindedir. Güneş gibi devasa bir gök cisminin bile bir “ömrü” olduğunu öğrenmek, zamanın sınırlılığını daha görünür kılar. Bu farkındalık, beynin tehdit algısıyla…
6 YorumBanka Kamera Kayıtlarını Verir mi? Gözetimin Kültürel Anatomisi Üzerine Antropolojik Bir İnceleme Bir antropoloğun merakıyla: Gözetimin modern tapınakları Bir antropolog olarak dünyanın farklı toplumlarını incelerken her zaman şu soruyla karşılaşırım: İnsanlar kendilerini kimlerin izlediğini ne kadar önemser? Amazon ormanlarındaki bir köyde gözetim, doğa ruhlarının sessiz tanıklığıyla yaşanırken; modern kentlerde gözetim, dijital kameraların soğuk merceklerinde vücut bulur. Bugün “Banka kamera kayıtlarını verir mi?” sorusu yalnızca hukuki bir mesele değildir. Bu soru, modern toplumların güvenlik, mahremiyet ve iktidar ilişkilerine dair derin kültürel anlamlar taşır. Güvenliğin ritüelleşmesi: Bankalar ve modern tapınaklar Antropolojik açıdan banka, yalnızca ekonomik bir kurum değil; modern toplumun güvenlik ritüellerinin…
10 YorumKanun-i Esasi 5 Madde Nedir? (Tanzimat’tan Gelen Esprili Bir Zihin Açma Egzersizi) “Anayasayı kim okuyor ki?” diyenlere selam olsun! Bugün Kanun-i Esasi’yi (1876 Osmanlı Anayasası) beş maddede, hem gülümseten hem bilgilendiren bir turla konuşuyoruz. Erkeklerin çözüm odaklı ve stratejik; kadınların empatik ve ilişki kuran yaklaşımını aynı karışıma atıp karıştırıyoruz: Sonuç, tarihle barışık, mizahla pekişmiş, toplumsal bağ kuran bir anlatı. Hadi başlayalım. 1876’da ilan edildi, 1909’da büyük revizyon gördü; “meşrutiyet” dendi, meclis açıldı, padişah yetkileri evrim geçirdi. Şimdi bunu beş net başlıkta konuşacağız. 1) “Meşrutiyet Perdesi Açılıyor”: Çift Kanatlı Meclis Kanun-i Esasi’nin kalbi, meclis fikriydi: Meclis-i Mebusan (halkın seçtiği) ve Meclis-i…
10 YorumÇakıntı Kelimesinin Sözlük Anlamı Nedir? Psikolojik Bir Mercekten İçsel Dengeye Bakış Bir Psikoloğun Gözünden: İnsan Zihninin Kırılma Noktaları İnsan davranışlarını anlamak, bazen bir kelimenin derinliğinde gizlidir. Her sözcük, bir duygunun ya da bilişsel sürecin izini taşır. “Çakıntı” kelimesi de bunlardan biridir. Günlük dilde nadir kullanılan, ama taşıdığı anlam itibarıyla insan psikolojisinin sarsılma anlarını çağrıştıran bir kelimedir. Bir psikolog olarak bu sözcüğe baktığımda, onun yalnızca fiziksel bir çarpışmayı değil, aynı zamanda zihinsel bir çatışma ve sarsılma halini temsil ettiğini görürüm. Sözlükte “çarpma, sarsılma veya ani bir darbenin etkisiyle meydana gelen küçük bir hasar” olarak tanımlanan bu kelime, aslında insanın ruhsal dengesinde…
12 Yorum