Kalyon: Toplumsal Yapının Suda Yüzen Metaforu Toplumların derinliklerine daldıkça, kelimelerin bile sosyal bir hafıza taşıdığını fark ederiz. Kalyon kelimesi de bunlardan biridir. Tarihte bir deniz aracını anlatırken, sosyolojik olarak insanın yaşamda yön bulma çabasına dokunur. Kalyon ne demek TDK? sorusu basit bir tanım gibi görünse de, altında insanın düzen arayışı, toplumsal rollerin dengesi ve kültürel anlamın sürekliliği gizlidir. Kalyon Ne Demek TDK? Türk Dil Kurumu’na göre “kalyon” kelimesi, “eski dönemlerde kullanılan, genellikle üç direkli büyük savaş gemisi” anlamına gelir. Ancak bu tanım, kelimenin yüzeyindeki anlamı verir; derinlerde ise kalyon, bir toplumun güç, yön ve düzen arayışının sembolüdür. Kalyon, bir medeniyetin…
14 YorumEtiket: bu
Bir Taşın Kültürel Hafızası: Göztaşı Nasıl Kullanılır? Bir antropolog olarak, dünyanın dört bir yanında insanların doğayla kurduğu ilişkiler beni her zaman büyülemiştir. Her kültür, taşlara, bitkilere ya da metallere farklı anlamlar yüklemiştir. Bu anlamlar, yalnızca fiziksel kullanımı değil; aynı zamanda inançları, kimlikleri ve toplumsal bağları da şekillendirir. Göztaşı da bu maddelerden biridir — kimyasal bir bileşik olmanın ötesinde, kültürel bir semboldür. Onunla su arıtılır, toprak bereketlendirilir, kötü enerjiler uzaklaştırılır. Ancak asıl soru şudur: Göztaşı nasıl kullanılır? sorusuna verilen yanıt, kültürden kültüre değiştiğinde bize ne anlatır? Göztaşının Kökeni: Doğadan Kutsallığa Göztaşı yani bakır sülfat, tarih boyunca hem doğanın hem de insanın…
10 YorumAşağıda, felsefi bir üslupla ve üç temel felsefi eksenden (etik, epistemoloji, ontoloji) dengeli bir bakış geliştirmeye çalışarak “Ben kalbimin orta yerine seni yazdım” ifadesinin ait olduğu şarkıyı irdeleyen bir deneme bulacaksınız. Yazı SEO uyumlu ve akıcı tutulmuştur. Giriş: Filozofun Merakı Bir filozof, dilin sınırlarında kaybolmaktan korkmaz; aksine, sözün ardındaki varoluşları, sorumlulukları, anlam imkânlarını sorgular. “Ben kalbimin orta yerine seni yazdım” dizesiyle karşılaştığında filozof önce sorar: Bu ifade neyi anlatıyor — ve biraz daha derinden, “bu kimindir, nereden çıkarıldı, hangi bağlamda yankılandı?” gibi varlık sorularına yönelir. Etik olarak bu ifadenin taşıdığı yük, epistemolojik olarak bilen ve bilinmeyen arasındaki mesafe; ontolojik olarak…
6 YorumKunduracı Göğsü Neden Olur? Tarihsel Arka Plan ve Modern Yaklaşımlar Kunduracı göğsü, tıp dünyasında ‘kifoz’ olarak da bilinen, omurganın aşırı şekilde eğilmesi sonucu meydana gelen bir durumdur. Bu durum, genellikle omurganın üst kısmında, yani sırt bölgesinde görülen anormal bir eğriliktir. “Kunduracı göğsü” terimi, özellikle ayakkabıcıların iş yerlerinde uzun süre eğilerek çalışmaları sonucu sıklıkla yaşadıkları bu rahatsızlığa verilen halk arasında bir isimdir. Ancak, bu durumun yalnızca kunduracılarla sınırlı olmadığını, farklı meslek gruplarındaki bireylerde de görülebildiğini belirtmek önemlidir. Geçmişten Günümüze: Kunduracı Göğsü ve Tarihsel Bağlantılar Kunduracı göğsünün tarihsel arka planı, insanların iş yerlerinde harcadıkları zamanla doğrudan ilişkilidir. Tarihte, özellikle el işçiliği gerektiren…
8 YorumGönül Kelimesinin Eş Anlamlısı Nedir? Antropolojik Bir Yolculuk Gönül… Türkçenin derin köklerinden süzülüp gelen bu kelime, yalnızca bir duygu ya da ruh hâlini değil; bir insanlık hâlini anlatır. Fakat bu yazıda, bir dilbilimci değil; kültürlerin arasındaki anlam dokularını inceleyen bir antropolog olarak konuşuyorum. Çünkü “gönül” kelimesi, sadece bir sözcük değil, insan topluluklarının kendilerini, duygularını ve birbirlerine ait olma biçimlerini ifade ettikleri bir semboldür. Gönül: Ruhun Sosyal Yüzü Antropolojik açıdan “gönül”ün eş anlamlısı arandığında, ilk akla gelen kelimeler kalp, yürek, ruh ve vicdan olur. Ancak bu sözcükler sadece kelime düzeyinde eş anlamlı değildir; her biri farklı kültürel katmanlarda şekillenmiş anlam taşıyıcılarıdır.…
6 YorumBelediye Tapulu Araziye El Koyabilir mi? Toplumsal Cinsiyet ve Adalet Perspektifinden Bir Değerlendirme Bir sabah uyandığınızda, yıllardır size ait olan bir arazinin belediye tarafından “kamu yararı” gerekçesiyle el konulduğunu öğrendiğinizi düşünün. O an sadece bir mülkü değil, bir yaşam alanını, bir emeği, bir geçmişi kaybedersiniz. İşte bu noktada mesele yalnızca hukuki değil; aynı zamanda toplumsal, duygusal ve etik bir hal alır. Bu yazıda, “Belediye tapulu araziye el koyabilir mi?” sorusunu sadece yasal yönüyle değil; toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından da ele alacağız. Çünkü mülkiyet meselesi, toplumsal dengeleri derinden etkileyen bir güç konusudur. Tapu Bir Kâğıt mı, Yoksa Bir…
6 Yorum20266 Takvimleri Çıktı Mı? Geleceğe Dair Farklı Bakış Açıları Hepimiz zamanın ne kadar hızla geçtiğini fark ediyoruz. Takvimler, zamanın izlerini bırakan ve geleceğe dair bizi yönlendiren araçlar. Ancak bir soru var: 20266 takvimleri çıktı mı? Belki de, siz de tıpkı benim gibi, geleceği daha yakından görmek istiyorsunuz ve bu tür bir takvimi merak ediyorsunuz. Gelin, bu takvimin çıkıp çıkmadığını ve olası etkilerini birlikte tartışalım. Bu yazıda, konuyu farklı bakış açılarıyla ele alacağım ve sizleri de fikirlerinizi paylaşmaya davet edeceğim. Havadan sudan konuşurken, bir yanda erkeklerin daha çok veri odaklı, objektif bir bakış açısını savunduğunu, diğer yanda ise kadınların toplumsal ve…
14 YorumBugün bir soruyla başlıyorum, çünkü bu sorunun ardında büyük bir potansiyel, değişim ve toplumsal dönüşüm var. Başkent Traktör Fabrikası nerede? Bu, aslında sadece bir coğrafi soru değil; aynı zamanda bir vizyon, bir geleceğe dair umut ve belki de bazı kaygılar barındıran bir sorudur. Çünkü bir fabrikanın yeri, yalnızca üretim yapıldığı yer değildir; aynı zamanda bir toplumun ekonomisinin, iş gücünün ve hatta insan ilişkilerinin nasıl şekilleneceğine dair bir ipucudur. Peki, bu fabrikanın yerinin geleceğe etkisi ne olacak? Düşünmek ve tartışmak, hep birlikte beyin fırtınası yapmak gerek. Başkent Traktör Fabrikası: Nerede ve Neden Bu Kadar Önemli? Başkent Traktör Fabrikası, Ankara’nın bir parçası…
6 Yorum