İçeriğe geç

Etiket: de

Misafirhane ücretleri ne kadar ?

Misafirhane Ücretleri Ne Kadar? Kültürler Arası Konukseverlik Üzerine Antropolojik Bir Yolculuk Bir antropolog olarak, dünyanın farklı köşelerinde insanların birbirini ağırlama biçimlerine hayranlık duyarım. Her toplumda “misafir” kavramı, yalnızca bir ziyaretçiyi değil, aynı zamanda bir topluluk ruhunu, aidiyet duygusunu ve insanın insana duyduğu güveni temsil eder. Misafirhane bu anlamda, sadece bir konaklama alanı değil; kültürel sembollerle örülü bir mekândır. “Misafirhane ücretleri ne kadar?” sorusu da bu yüzden, ekonomik bir sorgudan çok daha fazlasını barındırır: Toplumlar, konukseverliği nasıl anlamlandırır? Bedel, burada sadece parayla mı ölçülür, yoksa başka bir karşılık da vardır mı? Misafirhane: Sadece Bir Konaklama Alanı Değil, Bir Kültürün Aynası Antropolojik…

14 Yorum

Kamu cezası ne demek ?

Kamu Cezası Ne Demek? Geleceğin Adalet Anlayışına Dair Bir Bakış Bazen geleceğin adaletini düşünürken kendimi uzun bir sessizliğin ortasında buluyorum. “Kamu cezası” kavramı kulağa hem soğuk hem de umut dolu geliyor. Soğuk, çünkü içinde yaptırım barındırıyor; umut dolu, çünkü toplumsal dönüşümün bir aracı olma potansiyeli taşıyor. Bu yazıda, geleceğin kamu cezalarının nasıl bir şekil alabileceğini birlikte sorgulayalım. Belki de adaletin dili değişiyor, belki de ceza, artık cezalandırmaktan çok dönüştürmeye evriliyor… Kamu Cezası: Bugünden Yarına Bir Kavram Kamu cezası, en yalın haliyle, bireyin topluma karşı işlediği suçun bedelini yine toplum yararına ödemesidir. Bu, genellikle para cezası, kamu hizmeti ya da topluma…

14 Yorum

Pirinç patlağı sağlıklı mı ?

Pirinç Patlağı Sağlıklı mı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Güç, İdeoloji ve Tüketim Bir siyaset bilimci olarak, meseleleri yalnızca yüzeydeki görünümleriyle değil, onları şekillendiren güç ilişkileriyle okumaya çalışırım. Pirinç patlağı gibi basit görünen bir gıda bile, modern toplumların iktidar yapıları, ideolojik yönlendirmeleri ve vatandaşlık anlayışlarıyla yakından ilişkilidir. “Pirinç patlağı sağlıklı mı?” sorusu, ilk bakışta beslenme alışkanlıklarına dair masum bir merak gibi görünse de, aslında devletin, piyasanın ve bireyin kesiştiği politik bir sorudur. Bu yazıda, pirinç patlağını bir besin maddesi olarak değil, bir ideolojik sembol olarak ele alacağız. Çünkü modern siyaset, yalnızca yasalar ve seçimlerle değil; beden, sağlık ve tüketim üzerinden de işler.…

12 Yorum

Gemide 10 numaralı kısım neresidir ?

Geleceğin Rotasında: Gemide 10 Numaralı Kısım Neresi Olacak? Birlikte Düşünelim: Geleceğe Açılan Kapı Hiç düşündünüz mü, bir gemide “10 numaralı kısım” sadece metalden yapılmış bir alan mı, yoksa insanlığın geleceğe dair en derin hayallerinin şekillendiği bir vizyon noktası mı? Belki de bu yazıyı bir cevap bulmak için değil, birlikte yeni sorular üretmek için okuyacaksınız. Çünkü denizlerin ötesinde bir gelecek tasavvuru yapmak, her şeyden önce hayal gücümüzü çalıştırmakla başlar. İşte tam bu noktada “Gemide 10 numaralı kısım” dediğimiz yer, yalnızca bir bölüm değil, geleceğe açılan bir pencere, yeni fikirlerin filizlendiği bir laboratuvar olabilir. Bu alanı nasıl hayal ettiğimiz, aslında insanlık olarak…

14 Yorum

Elde karıncalanma ve uyuşma neden olur ?

Bacaklarımızda hissedilen o minik iğnelenmeler, o “karınca geziyor” hissi… Belki de çoğumuz bunu bir kez bile olsa deneyimlemişizdir. Ama mesele sadece biyolojik bir refleks değil; bedenin verdiği bu sessiz sinyaller, çoğu zaman toplumsal rollerin, cinsiyet beklentilerinin ve eşitsiz yaşam koşullarının görünmeyen izdüşümleridir. Bu yazıda yalnızca “bacaklarda karıncalanma neden olur?” sorusunu değil, bu sorunun arkasındaki toplumsal dinamikleri de birlikte düşünmeye davet ediyorum. Bacaklarda karıncalanma hissi: Bedenin dili mi, yaşamın yankısı mı? Bacaklarda karıncalanma, tıpta “parestezi” olarak adlandırılan bir durumdur. Genellikle sinirlerin geçici baskı altında kalması, dolaşım bozukluğu, vitamin eksiklikleri, metabolik problemler veya nörolojik rahatsızlıklar gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Ancak bu biyolojik açıklamalar,…

14 Yorum

Gökçebey ismi nereden gelir ?

Gökçebey İsmi Nereden Gelir? – Varlığın, Bilginin ve Değerin Kesişiminde Bir İsim Üzerine Felsefi Bir Düşünce Bir Filozofun Bakışıyla: İsimlerin Sessiz Felsefesi Bir filozof için hiçbir kelime, yalnızca bir kelime değildir. Her isim, kendi varoluşuna dair bir iz taşır; bir anlamın, bir tarihin, bir hafızanın yankısıdır. Gökçebey ismini düşündüğümüzde, yalnızca bir coğrafyayı değil, aynı zamanda bir ontolojik varlığı sorgularız: Bir isim, var olanı mı yaratır, yoksa var olan mı ismini biçimlendirir? İnsanlık tarihi boyunca isimler, kimlikleri, aidiyetleri ve inançları biçimlendirmiştir. “Gökçe” gökle, yücelikle, maviyle; “bey” ise otoriteyle, asaletle ve yöneticilikle ilişkilendirilir. Ancak bu iki kelime bir araya geldiğinde, yalnızca bir…

10 Yorum

Hamlık için ne yapılmalı ?

Hamlık İçin Ne Yapılmalı? Olgunlaşmanın Kalbe Dokunan Hikâyesi Bazen anlatmak istersin… Çünkü içinde bir hikâye vardır, susarsan boğulursun. Bugün size bir hikâye anlatmak istiyorum; olgunlaşmayı, yani “hamlıkla vedalaşmayı” anlatan bir hikâye. Belki bir yerinde kendinizi bulursunuz, belki de bir satırında bir zamanlar olduğunuz kişiyi. Bir Sabah Başlayan Yolculuk Mert, otuzuna yaklaşırken hâlâ hayatın neden bu kadar zor olduğunu anlamaya çalışıyordu. Her şey planlıydı: iyi bir iş, düzenli bir hayat, çevresinde insanlar… ama içinde hep bir eksiklik. “Neden bazı insanlar sanki her şeyi çözmüş gibi sakin, ben ise hep bir telaş içindeyim?” diye düşünüyordu. O sabah kahvesini içerken, aynada kendine baktı.…

12 Yorum

Eski dilde Gökyüzü ne demek ?

Gökyüzünün Dili: Eski Sözcüklerde Saklı Bir Tarih Bir tarihçi olarak geçmişe bakmak, yalnızca olayları sıralamak değildir; aynı zamanda kelimelerin ardındaki dünyayı anlamaktır. Çünkü her kelime, bir toplumun evrenle kurduğu ilişkinin izlerini taşır. Bu yazıda, “Eski dilde gökyüzü ne demek?” sorusunu sadece dilbilimsel bir merak olarak değil, insanın evreni algılama biçimini şekillendiren tarihsel bir pencere olarak ele alacağız. Gökyüzü, insanoğlunun hem korkularını hem umutlarını yansıttığı bir aynadır; onun eski dillerdeki anlamını çözmek, aslında insanın kendi tarihini yeniden okumaktır. Eski Türkçede Gökyüzü: “Tengri”nin Anlamı Eski Türkçede gökyüzü kelimesi, “Tengri” ya da bazen “Kök Tengri” biçiminde kullanılmıştır. “Kök” sözcüğü, mavi anlamına gelirken, “Tengri”…

6 Yorum

Semere kelimesinin anlamı nedir ?

Semere kelimesinin anlamı nedir? Köklerden bugüne, yerelden küresele bir keşif Bir kelimenin peşine düşmeyi severim. “Semere” de onlardan biri: Kulağa hem tanıdık hem de eski bir dost gibi gelen, ağırlığı sözün içinde saklı bir kelime. Bir kısmımız onu edebî metinlerden, bir kısmımız sohbet arasındaki “çabanın semeresini aldık” cümlesinden hatırlar. Gelin, hem dünya dillerindeki akrabalarıyla hem de bizim mahallemizdeki yankılarıyla bu kelimenin izini birlikte sürelim. “Semere”, Arapça kökenli olup temel anlamıyla meyve, ürün, sonuç ve verim demektir. Güncel Türkçede ise daha çok “emeğin karşılığı, yapılan işin somut sonucu” anlamında mecazen kullanılır. Kök anlam: Meyveden sonuca uzanan bir yol “Semere”, Arapça thamara…

14 Yorum

Muhammed Ali hafif sıklet mi ?

Muhammed Ali Hafif Sıklet Mi? Efsanenin Gücü ve Zorlukları Bir akşam, yıllar önce, kafamda tek bir soru belirdi: “Muhammed Ali hafif sıklet mi?” Bu, basit bir soru gibi görünebilir, ama aslında bu, onun hayatına, kariyerine, ve boks tarihine olan derin bir merakın başlangıcıydı. Muhammed Ali’yi sadece bir sporcu olarak değil, bir efsane, bir simge olarak tanıdım. Ve her zaman düşündüm, bu adam yalnızca ringde değil, hayatın her alanında da mücadele etti. Bu yazıyı, belki de boksla, başarıyla ve insanın kendi sınırlarını aşma azmiyle ilgili her şeyin başlangıcı olan bir hikaye gibi düşünün. Eğer siz de bu efsanenin derinliklerine inmek istiyorsanız,…

12 Yorum
mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet giriş